“Ben yapamadım çocuğum yapsın.”

Neden?
Yani neden böyle bir algımız var?

“Hemşire olmayı çok istiyordum, ben olamadım kızım olsun. Ben bale kursuna gidememiştim kızım gitsin. Ben basket kursu mu gördüm, oğlum görsün. ” İyi de sen soruyor musun kızına/oğluna senin istediğin şeyi yapmak istiyor mu? Ya da hepsini geçelim; “Bu çocuk benim gibi davranmıyor, oynamıyor, düşünmüyor, üretmiyor” diyen bir sürü canım ebeveynimiz yok mu? İyi de canım ebeveynim, bir sakince düşünür müsün, siz annenize/babanıza benziyor musunuz? Ya da benzemek ister miydiniz? Vallahi ben canı yürekten söylüyorum, iyi ki kimse kimseye benzemiyor. İyi ki hepimiz farklıyız. İyi ki farklı düşünebiliyor, farklı üretebiliyor, farklı davranabiliyoruz. Yoksa ne farkımız kalırdı “robotlaşmış dünya” dan, “koyun sürüsü” nden. Hem biz öğretmenler demiyor muyuz bireysel farklılıklar var, her çocuk farklıdır, her çocuk özeldir, her çocuğun kendisine ait dünyası vardır diye. Neden olduğu gibi kabul edip canımızın en içine basmaktansa öteliyoruz çocuğumuzu?
Unutma, ÇOCUĞUN SENİN BİR PARÇANDIR, AMA SENİN KOPYAN DEĞİL!